12-18 ay arası oyun ve aktiviteler



Maya'ya 18 ay boyunca, tek başıma tam zamanlı annelik yaptım. Bu biraz da maddi ve manevi imkanlarımla ilişkili ama ben çocuğu bilinçli bir seçimle daha geç bir yaşıma erteleyerek, biraz da bu koşulları kendim sağladım. 20'lerimde anne olsaydım, hem hala gezmede tozmada kalacaktı aklım (20-35 arası 57 ülke görmekle bu ihtiyacımı bir nebze doyurduğumu söyleyebilirim) hem mesleğimde gelmek istediğim yere gelemeyecektim (ben öyle hem çocuk hem kariyer hem okul başarabilen insanlardan değilim, öyleleri var mı yani her işi tam anlamıyla yapabilen var mı onu dabilemiyorum doğrusu) hem de açıkcası duygusal olgunluğa da insan 30'lardan önce varmıyor, bu da bir gerçek..

34 yaşımda anne olarak, şimdi çocuğuma hem zaman, hem de enerji ayırabiliyorum. İkimiz, arada tam anlamıyla tırlatsak da, ortalamada iyi bir ekibiz. Onunla istediğim düzeyde zaman geçirebildiğime ve tam zamanlı anneliğin en önemli sorunlarından biri olan "tükenmişlik"i yaşamadan (gece o yatağa gittiğinde benim de pestilim çıkmış oluyor tabii ama bunu normal kabullendiğim için ve de vitamin desteğiyle yıkılmadan ayakta kalabiliyorum, en azından "çoğunlukla" diyelim..) kaliteli zaman geçirebildiğime inanıyorum. Gün içinde o kadar yoğunuz ki, açıkcası 18 ayda ben HİÇ televizyon açmadım, Maya uyumadığı zamanlarda HİÇ bilgisayar açmadım, bazı şarkıların doğrusunu öğrenebilmek ve çok sevdiği bir iki oyun dışında (ki bu da toplamda haftada 2-3 günü ve gün içinde 5 dk'yı geçmez) Maya HİÇ internet kullanmadı. Tamamen doğada ya da iç mekanda birebir, beraber ya da gözüm üzerindeyken tek başına oyun ve aktivite yaparak tüm günü doldurabiliyoruz. Burada 0-6 ay için ve burada da 6-12 ay için ve hatta burada özellikle ev içinde oynanabilecek oyun ve aktiviteleri anlatmıştım.

Şimdi gelelim 12-18 ay arasına. Maya bu 6 ayda çok değişti, bebeklikten çıkıp ufak bir çocuğa dönüştü. Onunla birlikte oyunları da gelişti. Artık çevresindeki nesneleri tanıyor ve ne işe yaradıklarını, çıkardıkları sesleri biliyor. Dolayısıyla "deliye pöstek saydırmak" dediğim, at önüne ıvır zıvırı, kullansın beş duyusunu türü oyunlardan sıkılıyor. Artık amaçlı, konusu olan oyun ve oyuncaklara, birlikte oyun kurmaya daha ilgili. Hala kendi kendine oynamaktan çok zevk alıyor ama anne ve hatta mümkünse hem anne hem baba ile birlikte "oynamak" istiyor. Bu bence çok keyifli bir dönem çünkü ben de oyun oynamayı çok seviyorum. Gün boyu beraber atlama zıplama koşturma, bazı küçük ev işlerini yaptırma (çöpleri attırma, ufak silme süpürme işleri, bulaşık ve çamaşır makinasını doldurma (bkz. yanda makinanın içine girmiş oturmuş bızdık), boşaltma, çiçekleri sulama vs.) dışında, bir de yastıklardan oyun evleri yapma ve "açık uçlu oyuncaklar"la (farklı şekil ve ebattaki tahta bloglar, LEGO, Playmobil ve raylı tren sistemleri) tamamen uydurma, hayal etme oyunları oynuyoruz. Bir de bebek evimiz var. Bazen salonun ortasında tüm oyuncakların birlikte yarattığı bir hayali dev-metropol falan kurmuş olabiliyoruz. Sonra söküyoruz, deviriyoruz, fırlatıp atıyoruz. Evde sanki savaş çıkmış gibi her yer heryerde oluyor. Tam da salonun ortasında tabii. Ama bence önemli değil. "Oyuncak toplama" şarkısıyla bitiriyorum günü; bazen 178.453 parçayı tek başıma toplayarak, bazen işine gelirse Maya bunun 4-5 tanesine yardım ederek.. Önemli değil. Obsesif bir düzen alışkanlığındansa, yaratıcı bir dağınıklık iyidir.

Tüm bu oyunlar onun özellikle küçük kas gelişimi, neden-sonuç ilişkisini öğrenme, zamansal algı gibi nöropsikolojik gelişime katkı eden oyunlar. Ama en çok da sosyal ilişkileri ve yaşam kurallarını bu şekilde öğreniyor. Özellikle beni izlemeyi ve her yaptığımı taklit etmeyi seviyor. Oyunlar sırasında belli bir şarkının belli bir aktiviteyi anlattığını öğrendi, söylediğimiz şarkıları biliyor ve hangi şarkıyı / aktiviteyi istediğini melodisini ya da ilk kelimesini söyleyerek belirtiyor. Üç dilli büyüyen ve hala 5-10 kelime konuşabilen bir çocuk olduğu için, şarkıyla iletişim, kendini ifade etmesini sağladığından onu rahatlatıyor. Konuş(a)mamasını dert etmiyorum çünkü her dilde çok karışık komutları bile anladığını fark ettim, bu bence "iletişim" anlamında şu an yeterli.

Bir diğer aktivite, kitaplar. Biz ailecek kitap kurduyuz ama açık söylemek gerekirse ilk 6 ay kitap vermedim Maya'ya. Bence gereksizdi, resimlerden ziyade nesneleri tanısın istedim. 6-12 ayda basit (iki renkli, büyük, tek parça nesneler) kitapları oldu ama daha çok kitabın kabıyla, sayfalarını çevirmekle, dişlemekle ilgilendi. 12-18 ayda ise kitabın içeriği ilgisini çekmeye başladı ve özellikle tanıdığı nesneleri, hayvanları, gittikçe daha rengarenk ve karışık kurguları okumak ister oldu. Genellikle akşamları kendi seçtiği bir kitabını getirir, yanıma ya da kucağıma tırmanır, kendi sayfaları çevirerek ve işaret ve seslerle kitabı bana anlatır, sonra ben ona anlatırım. Bu şekilde en az 20dk geçirebiliyor ve her üç haftada bir yeni bir kitap almam gerekiyor. Kütüphaneler ve kitap değişimi bu açıdan çok kullanışlı oluyor.

Tabii ki bu oyunlar dışında hala devamlı gittiğimiz iki oyun grubu, bir yüzme grubu ve bir de evde arkadaşlarla oyun günümüz var. Ve günde hala 1 saat açık havada zaman geçiriyoruz.

Anneyle tek başına oynadığı oyunlarla babayla tek başına oynadığı oyunlar farklı. Benimle genellikle kitap okumayı, şarkı ve dansı, bebek evinde oynamayı seviyorken, babasıyla genellikle LEGO ve Playmobil kuruyorlar, beraber resim (karalama) yapmaktan hoşlanıyor. Ayrıca genellikle babayla yapılan boğuşma ve kudurma işleri de nedense daha çok benimle. Nedeni babanın Avrupalı sakinliği ya da haftaiçleri sadece uykudan önce 2 saat görüşmeleri olabilir. Haftasonu bir yarım ya da tam gün Maya bensiz, sadece babasıyla zaman geçiriyor.

Üçümüz bir aradayken.. İşte o zaman tadından yenmiyor. Genellikle tam zamanlı bebek bakan anneler gün içi yorulup akşam çocuğu hemen babaya devrederler ya. Bizde pek öyle olmuyor çünkü Maya ikimizle aynı anda oynamaktan büyük keyif alıyor ve ısrarla istiyor (totomu tam koltuğa yerleştirmişken UP! UP! diye çekiştiriliyorum yine yere doğru). Üçümüz beraber hafta içleri genellikle kudurmaca ve raylı sistemi kurup trenleri tokuşturmaca, toplarla oynama aktiviteleri içinde oluyoruz. Haftasonları ise genellikle doğada koşturmaca, çocuk bahçesi ziyareti ve üçümüz birlikte (ve birkaç yüzen ördek, 10-15 parça LEGO vs. ile hep birlikte) uzun köpüklü banyo keyfimiz var. "Üçümüz" olmak bence çok çok önemli..

İşte 12-18 ay arası da böyle geçti. Bakalım 18-24 arası bizi neler bekliyor :)

Paylaş:  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyete Sözler sayfamızı sizler için hazırladık.
Güzel Sözler, Anlamlı Sözler, Aşk Sözleri, Dini Sözler, Özlü Sözler ve Ünlü Sözleri şeklinde derlenmiştir.
Bazı sözler de hatalarımız var ise affola ve sizlerde bu hataları görürseniz lütfen bilgi vermekten çekinmeyiniz.

Güzel Sözler Mesajlar

Makaleler

En Güzel Mesajlar

Aşk Sözleri