Bebekle araba yolculuğu



Bu sene hiç leylek görmediğim halde (sevgili J!), tüm yaz boyunca sadece 1 haftasonu evimizde oturabilmek nasip oldu çünkü bu yaz bizim çevremizdeki tüm bekar sultan ve sultaniyelerin evlenesi tuttu. Bir bereket bir bereket, üstelik sağolsunlar hiçbiri de "dizimi kırayım, oturayım, edebimle evimin sokağındaki bira bahçesinde evleneyim" demiyor (sanki biz demişiz gibi böğründüm, Fiji'de evlendik biz ayol, havamız batsın). Velhasıl, sağolsunlar, ya Avusturya Alplerinde bir şatoda, ya Fransa'nın parfüm merkezi Grasse'da, ya da İtalya'da bir bağ evinde evleni evleniveriyorlar. Bize de düğün dernek derken gezme tozma fırsatı çıkıyor.

Maya hastalıktan kalktı, ben yattım, ben kalktım, Beyaz Atlı Prens yattı derken, cümleten iyileştik çok şükür ve iyileşir iyileşmez tası tarağı arabaya doldurduk, yola çıktık. Evet aynen Chevy Chase filmlerindeki gibi, arabayla ülke ülke gezmekti planımız. Maya sultan 14 aylık ömründe 12 kez uçağa bindi, 7 ülke gördü ama yetmeeez! Bu sefer ilk araba seyahatini yapıyor, listeye 5 yeni ülke daha katıyor (aslında 1/2 ülke sayılacak Lichtenstein'ı ve Monako'yu da sayarsak tabii, ayol AB onları ülkeden saymış, biz niye saymayalım?!?).

Tam 10 gün önce kargalar kahvaltı yaparken yola çıktık, hava hala karanlık ve pusluyken Avusturya Alplerini aşıp, Lichtenstein'da kısa bir çiş molasını takiben, İsviçre'ye daldık. İsviçre'nin yeşiline ve mavisine bir göz kırpıp ver elini ilk durak: İtalya'nın şarap bağlarına vardık. Amanın burası bir şahane! Evden sadece 7 saat uzakta caĞnım Akdeniz iklimiyle kucaklaştım, çok mes'udum. 4 gün buradaydık, "gızımızı everdik". Ama gızımız çok botanik evlendi sağolsun; şarap bağları, çiçekler, böcekler (sivrisinekler), bol şarap (bana su, kahroldum), bol akdeniz tadları, bol kahkaha, bol aile, bol çocuk, cümbürcemaat gece yarısı havuz sefası falan ohh missss. 

"Gızımızı" böyle bol neşeli bir şekilde "everdikten" sonra bir de "oğlumuzu başgöz etmeye" İtalya üzerinden Monako'da bir post-modern kültür şokunu takiben, Fransa'nın parfüm kokularına geçtik. Adı bizim dilimizde "Kuğu" anlamına gelen oğlumuzun evlendiği kızın adı da "Anjelik Jülyet X", yani daha romantik bir Fransız ismi olamaz sanırım. Hal böyle olunca, aman efe'nim o ne şatafatlı düğündü, o ne 40 gün 40 gece süren bir kutlamaydı, o ne incelikti, o ne şatafattı, o ne.. Ayh içim kıyıldı romantizmden, kıçımda kalp şeklinde sivilceler çıktı.

Velhasıl Fransa'da da 3 gün kaldıktan sonra, geri dönüşe geçtik. Tabii insan cennetten yeryüzüne çakılmak istemiyor, alıştıra alıştıra gelelim şehr-i yağmuriye'ye, güzel kürkçü tükkanımıza dedik ve yarı yolda, İsviçre'de iki günlük bir göl sefasına daldık. Eşimin çocukluğu bu kasabada geçmiş, babasının planını çizdiği ve yaptırdığı evlerini ziyaret ettik, eşimin bir zamanlar oynadığı bahçede kızı oynadı, taş masada babasıyla oturdu. Eşim de bana her taşın altını, her kuş yuvasını, her romantik göl kıyısı restoranını falan gösterdikten sonra mutlu son: yuvamıza döndük. Gerçekten harika bir "10 günde 7 ülke"lik mini Avrupa seyahati yapmış olduk.

Ha bir de, bebek bloğu ayol bebeği unuttuk.. Bebek eğlendi evet, yandaki "kırmızı" fotoda (makinanın ayarlarını değiştiren ve düğün fotolarının hepsini domates sosuna bulayan ve benim kıpkırmızı seksi elbisemin şükelalığını görmenize engel olan kim, bilin bakalım) İtalyan düğünündeki diğer tıfıllarla coşarken kanıtı. Kendisi zaten evde canavar, gezmede melek. Bebekle araba seyahati uçaktan biraz daha korkutucu olabiliyor. Ama avantajı da istediğiniz noktada durup soluklanabilmek. Aynen ergen analarının "boyum kadar çocuğum var" demesi gibi olacak ya, Maya yarı boyuma ulaştı (cüce değilim ama kısayım evet, 80cm. ile resmen benim tam yarım şu an boyu, nasıl içimden çıktı bu koca insan evladı diye şaşırıyorum) ama doğumda aldığımız anakucağı tipi oto koltuğu maxi cosi'ye hala sığıyor, bu koltuğu 15 aylığa dek tepe tepe kullanabiliyoruz. Hala yüzü arkaya dönük seyahat ediyor, ben eşimin yanında önde oturuyorum, başka türlüsünü bilmediği için rahatsız değil. Fakat uzun yollarda bolca oyuncak, ufak atıştırmalıklar, güneşe karşı cama gerilecek bir örtü ve müzik sistemi gerçekten elzem ihtiyaçlar. Tabii öğle uykusu saatlerini arabada geçirme taktiği hepimizin akıl sağlığı için iyi oldu, tavsiye ederim. Onun dışında; uçak, tren, araba pek farklı değil, otobüs yolculuğunu (Maya son perdeden bağırmaya başlayınca bizi direkt yolun kıyısına atarlar diye korktuğum için) hiç denemedim, o da şimdilik eksik kalsın.


Paylaş:  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyete Sözler sayfamızı sizler için hazırladık.
Güzel Sözler, Anlamlı Sözler, Aşk Sözleri, Dini Sözler, Özlü Sözler ve Ünlü Sözleri şeklinde derlenmiştir.
Bazı sözler de hatalarımız var ise affola ve sizlerde bu hataları görürseniz lütfen bilgi vermekten çekinmeyiniz.

Güzel Sözler Mesajlar

Makaleler

En Güzel Mesajlar

Aşk Sözleri