Bıngıldakları temizleme yöntemleri



Bazı annelerin böyle bir derdi varmış ki, geçenlerde o blogdan bu bloga gezerken, derdinize derman bulun sayfalarının birinde "bebeğinizin bıngıldaklarının arasını nasıl temizlemelisiniz?" diye bir yazı çıktı karşıma. Amanın! Bıngıldak arasını temizlemek de ne ki dedim, hemen.. Çünkü benim aklıma kafadaki bıngıldaklar geldi ilk başta, hani kafatasının doğum sırasında esnekliğini koruyabilmesi için açık olan ve 8-18 ay arasında kapanan bölgeleri.. Ama yok, bahsedilen o değilmiş, bebeğin mesela kollarında, bacaklarında, boynunda olan boğumlardan bahsediyor yazar. Bunlara bıngıldak dendiğini bilmiyordum, ya da yazar bunlara bıngıldak denmediğini bilmiyor; hangisi doğru ben de emin olamadım.. Ama anladınız siz neden bahsettiğimi. Lakin bu boğumların nasıl temizleneceğini uzun uzun, ayrıntılı ayrıntılı anlatan yazar anneye şaştım kaldım, bazı annelerin hayatları ne kadar esenlik ve tekdüzelik içinde geçiyor yahu.. Yazı yazacak zaman buluyorlar da bir de üstüne böyle "elzem" konulara bile el atıyorlar, helal olsun ayol. Bu kadınlardan ben "zamanı verimli kullanma dersleri" almak istiyorum, karşılığında kendilerine "zamanı anlamlı kullanma dersi" sunabilirim..

Lakin Maya'nın doğduğu günden beri hiç bıngıldak/boğum temizleme sorunu olmadı çünkü kendisinin arası etten kapanmış, iki parmak darbesi olmaksızın açılıp da temizlenemeyen tombul boğumları da olmadı. Sosyal çevremdeki diğer çocuklar da bebek Budha heykelcikleri misali katman katman olmadıkları için, bundan dolayı bir yoksunluk çekmeden, bu tip boğum arası temizleme takniklerinden bi'haber şu günlere geldik. Ve/fakat; Anne kişisi için "öğrenmek" fiili yaşam boyu süren bir etkinlik be dostlar. Boğum temizliği.. Peh peh.. Daha kimbilir ne enteresanlıklar var hayatta..

Bebek ve çocuklardaki obezliğe dönersek, bu gelişimde çok şaşırdım, bizim ülkemizin insanlarına ne olmuş öyle? Nereye baksam bir yağ kütlesi, nereye dönsem pörtlemiş bir meme ya da döt ya da göbek, erkekler 16 aylık hamile gibi dolaşıyor, kadınlar zaten "dolaşma" fiilini direkt kahvaltı masasından buzdolabına sınırlamış halde. Tatil boyunca rastladığım 9-14 yaş grubu kız çocukların tamamı şişman ve mütemadiyen ellerinde dondurma yalanırken görüldüler ve bebeklerin hepsi istisnasız gıdılı göbekli mini Budha heykelcikleri gibi! Bu neden böyle, biz nasıl toplumca bu hale geldik? Hadi kendinizi umursamıyorsunuz, minicik bebekler, çocuklar neden bu kadar kötü besleniyor, spor yaptırılmıyor, neden? Sahilde karşılaştığım ve Maya'nın yanında tombul bir bahçe cücesi gibi kalan yaşıtının annesi neden ağzına içi bulamaç dolu koca bir kase mama sokmaya çabalıyor ve büyüklerle sofrada oturarak onların yediği yemeği kendi elleriyle yemek dururken, ağzına bulamaç dayatılan çocuk doğal olarak ittirdikçe kadın da sinirleniyor ve Maya gözlerini koca koca açmış bu "kazı zorla besleme" konulu korku filmi sahnesini izlerken, kadın birden bana dönüp "sizinki de yemiyor belli, çalı gibi kalmış, ah ne yapacağız, nasıl yedireceğiz bunlara kardeş?" diyebiliyor ve ben de ona "yedirmemeyi deneseniz, bu yaşta bizim yediklerimizi kendisi yiyebilir, hem belki o kadar fazla yemeye ihtiyacı yoktur?" diyince bana deliymişim gibi bakakalıyor? Neden ayol neden? Normallik ne zaman anormallik oldu yahu?

Sanırım annelik denen ve her aklı selim kadına bile doğumla birlikte tepeden vahiy niyetine inen paket programda, yavruyu normalden daha zayıf görme bozukluğu ile yavruya devamlı birşeyler yedirme azmi oluyor. Mesela zaten lömbürdek olan çocuk, asla büyük bir insanın parmak ucuyla bile ağzına sokmak istemeyeceği 150gr. bulamacı yiyor ya, üstüne de mesela 5 tane çilek yiyor diyelim. Bu nedense anne kişisinin gözünde "amanın çocuk iki lokma yedi bıraktı"ya tekabül ediyor. Oysa diyelim 10 kilo bir çocuktan bahsediyoruz ve anası da diyelim 50 kilo, yani çocuğun 5 katı. Bu hesapla 150x5 yani 750gr yemek yediğinizi (ve de bulamaç halinde, lütfen!) üstüne de 5x5 yani 25 tane çilek yediğinizi düşünmeniz lazım. YUH yani di mi? Ha işte bunu yapmak lazım yoksa çocuğa 5. köfteyi dürterken aslında bizim bu hesapla 25. köfteyi yediğimizi görmüyoruz. Ben ne zaman bana soldan soldan bir "yemiyor, ölecek!" endişesi hasıl olursa bu yöntemi kullanıyor ve rahatlıyorum, size de tavsiye ederim sevgili boğumsever Türk anaları, annaneleri, babanneleri ve alakasız teyzeler..

Biz toplumca bıngıldak temizlemeyle uğraşırken, sevgi vermek ile yemek yedirmenin farklı iki eylem olduğu mantıksal sonucundan uzaklaşmışız sanırım. Gideyim de çalı süpürgesi kızıma bir porsiyon kaymaklı sevgi kadayıfı vereyim, başka neyleyim..?

Paylaş:  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyete Sözler sayfamızı sizler için hazırladık.
Güzel Sözler, Anlamlı Sözler, Aşk Sözleri, Dini Sözler, Özlü Sözler ve Ünlü Sözleri şeklinde derlenmiştir.
Bazı sözler de hatalarımız var ise affola ve sizlerde bu hataları görürseniz lütfen bilgi vermekten çekinmeyiniz.

Güzel Sözler Mesajlar

Makaleler

En Güzel Mesajlar

Aşk Sözleri