Çocuktan sonra evlilikte değişen şeyler



Ya aslında bu konuda hem de ciddi ciddi yazmıştım (hatırlamak için buraya tık tık) ama bu yazmakla bitecek bir konu değil, pek tabii ekşın dolu evlilik ve ebeveynlik hayatımızda olmuyor ki bir saniye yepyeni bir anektod yaşanmasın, "e ben bunu yazmaz mıyım?!" hissiyle dolup taşılmasın.. Bekar insan "evlilikten önce seks yapılır mı" derken, biz asıl evlilikten sonra seks yapılır mı?; inançlı insan "ölümden sonra hayat var mı?"yı ararken, yine biz aslında çocuktan sonra hayat var mı? gibi sorunsallarla boğuşuyoruz.. Öyle değil mi sevgili bebetodaşlarım? Şu hayatımızın geldiği noktaya bakın bi Alla'şkına..

Dün eşimin liseden çok yakın bi arkadaşı, onun burda adet ve moda olduğu üzre evliliksiz yaşam arkadaşı ve dedikodulara göre sürpriz yumurtadan çıkmış bulunan 2,5 yaşındaki kızları ile biz Mr., Ms. & Miss Kod Adı Ekşın, şehrimizin güzide bir Bira Bahçe'sinde buluşup 4 saat kadar birbirimize "çocuktan sonra nasıl da eğleniyoruz, nasıl da mükemmeliz" diye aşık attık. Onlar yediler mi bilmiyorum ama ben yemedim, iki Uzak Doğu'ya gittiniz (birinde bebek 2 aylıkmış) kolunuzla ve görmek istemediğim bir tarafınızda renkli dövmeler var diye cool çift, havalı ebeveyn olmuyorsunuz işte, yemezler. O satır aralarını okudum ben yevruuum, diyordu ki "senede 1 kez tatile çıkabilmek için ikimiz de eşek gibi çalışıyoruz, çocuğumuzu günde 2 saat bile göremediğimiz için al işte şurda oynamak yerine kucağımıza yapışıyor, cok cok parmak emiyor, evde taze yemek ne gezer anca bira bahçesinde yemekten o renkli dövmelerin üstüne döt-göbek bağladık, bira bahçesi dediysem o da anca ayda yılda bir, böyle kendimiz gibi çocuklu biriyle gidersek, onda da 8'de evdeyiz, çocuğun uyku saati geliyor, mızmızlanıyor, nasıl başa çıkılır bilemiyoruz". Okudum ben bunları sizin o alelacele topuz yapılmış saçınızda, tek göze çekilmiş diğerine unutulmuş rimelinizde, şortunuzun altındaki delikte, eşinizle aranızdaki "canım? canın çıksın!" muhabbetinde..

Hayır, sakın yanlış anlamayın. Eleştirmek, aşağılamak değil. Hepimiz arada ipin ucunu kaçırıyoruz tabii ki arasıra ben de topuzlu, altı delinmiş üstelik ikisi farklı renklerde çoraplı, canım diyene son noktasına dek doldurulmuş kirli bebek beziyle saldıracak halde olabiliyorum. Yorgunluk, tek başınalık, ikide bir hastalık, tükenmişlik... Çocuğu olan, bakıcısı, anaokulu olmayan, ya da olup da bin farklı işe yetişmeye çalışan herkes bilir, yaşar bunu. Normal. Eleştirmiyorum. Ama bazısı bunu "hayat felsefesi" yapıyor yahu, devamlı olumsuz, devamlı yakınma, devamlı "vah bana vahlar bana" halleri. Daha beteri, bazısı dıştan mükemmel içten perişan, bir mükemmel annelik hırsı, bir anlamsız telaş, özentili haller. Yahu bırak, saçını topuz yap, makyajın olmayıversin ama enerjin olsun, neşen olsun, umudun olsun! Çamurda oynayan şu çocuklarla bana bak, ayağımızda donumuz yok, hatta ben virüs kapmışım cor cor ishalim, o gün yeni yıla giriyoruz ve yemeği bırak bisküvi bile bulamamışız kahveye banacak hatta ilerleyen saatlerde patatesin kabuğunu cips yapıp (içine ne olduğunu bugün bile bilmiyorum) önümüze yılbaşı yemeği diye atacaklar ama suratlardaki mutluluğa bak, Malawi'li çocuklar bunlar.

Kendinle, durumunla azcık dalga geçmeyi bileceksin dostum. Yoksa bu hayat valla geçmez, haberlere baksana dünyada çok moktan işler dönüyor, kafayı takarsan bittin.

Bak şimdi, evlilik çocuktan sonra değişir mi diyorduk. Ya değişmez mi, hayat değişiyor günden güne. Ama aynı kalan değerler olmalı, saygı, heyecan, aşk, samimiyet, yalan söylememek, saman altından su yürütmeye çalışmamak. Yıllar yıllar önce sen bu adamda ne sevdiysen, onu sevmeye devam etmek, değiştirmeye çalışmadan kabul etmek. Bunları sağlayınca valla tavşanlar gibi seviyor seviliyorsunuz. Geçen yıllar, hayatın yükü, çocuk falan hiç bir şeyi değiştirmiyor.

Bizde çocuktan sonra değişen bir kaç şey oldu ama bak:

1. Çocuktan önce eşimin yumurtasını şahane rafadan yapabiliyordum, tam böyle beyazı pişmiş sarısı akışkan. Çocuktan sonra mümkünatı yok beceremiyorum, ya katı oluyor taş gibi adam kafama fırlatsa kafam çatlar, ya beyazı da sarısı da cıvık cıvık ivvvrenç. Yok tutturamıyorum, bu yeteneğim çocuktan sonra yok oldu.
2. Erkek kişisi klozet kapağını kapar oldu! Yılların ilişkisinde başaramadığımı 1,5 yaşındaki kızım 1 seferde halletti, meğerse babanın bardağını alıp klozete sokup çıkarıp "suuuu, iç iç" demek ve dudaklara doğru götürüvermek yeterliymiş. Koca kadınım, bu benim hiç aklıma gelmemişti bak.
3. Çocuktan önce cilveleşmek şartlı koşullu bir eylemken (yahu çarşafları daha o gece değiştirdim diye, ay bu gece yorgunum yarına kalsın diye, yüzüme krem sürdüm biraz emsin diye sevişmeyen çiftler biliyorum ben), çocuktan sonra tek bir şart oluyor: çocuk uyudu mu, zaman mekan hiiiç fark etmez, direkt fırlaaaa.

Valla başka da bişey değişmedi sanırım ;) Sizde?

Paylaş:  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyete Sözler sayfamızı sizler için hazırladık.
Güzel Sözler, Anlamlı Sözler, Aşk Sözleri, Dini Sözler, Özlü Sözler ve Ünlü Sözleri şeklinde derlenmiştir.
Bazı sözler de hatalarımız var ise affola ve sizlerde bu hataları görürseniz lütfen bilgi vermekten çekinmeyiniz.

Güzel Sözler Mesajlar

Makaleler

En Güzel Mesajlar

Aşk Sözleri