Hayır demeyi öğrenmek



Bu sıra bizim bücür pek hayırlı bir evlat, varsa yoksa hayır! E yaşı gereği normal olarak "hayır" dönemine girdi, zaten bekliyorduk, şaşırmadık. Ama sanırım onun hayır'larına verdiğimiz tepkiler herkesi şaşırtıyor çünkü biz onun "hayır"larını ciddiye alıyoruz.

Bizim evde bu sıra her gece 8.30-9.00 arası 10'ar dakika aralıklarla şu sohbet geçiyor:
Ben: "Maya, uykun geldi mi, yatağa gidelim mi?"
Maya: "HAYIR!"
Ben: "Peki o zaman, birazdan tekrar soracağım, belki o zaman gelmiştir uykun"
Ve bu sohbet saat 9.00'dan sonra bir yerlerde bir anda, şans eseri bir "hı hı"ya ya da duymamazlığa vermeye döner dönmez, hoooop kapıp yatak ritüeline başlıyoruz. Hayır dediği halde zorla götürdüğümde tepine tepine ağladığı için, hiiiç kasmıyorum artık, öğrendim. "Hayır" dendi mi hayır.

Bu basit örneğin çok farklı versiyonlarını hem ben hem de siz yaşıyorsunuz eminim ve bu yaştaki tıfıla illa ki kendi dediğinizi yaptırmak için inatlaşmaya başlarsanız, bittiniz. Çünkü bu yaştaki çocuğun gelişim görevlerinden biri de otoriteye karşı durmak, kendisinin bir birey olduğunu anlamak ve anlatma ihtiyacı, kendi seçimlerinin sonuçlarını görme isteği. "Hayır" demeyi öğrenmek bence önemli. Çünkü büyüyüp koca yetişkinler olduğumuz halde hala "hayır" demeyi öğrenemediysek, başkasının hayallerini, isteklerini köle gibi yerine getiriyorsak ya da "ayıp olur", "ben kendi içime atıvereyim" psikolojisi içinde kendimizi hor görüyorsak, değerimizi bilmiyor ve başkalarına gösteremiyorsak, özgüveni sağlam, kendi sınırlarını bilen, amaç ve isteklerini belirleyebilen ve ulaşmak için uğraş gösteren, mutlu ve doyumlu bir yetişkin olmamız mümkün değildir.. O nedenle, 2 yaş döneminde ve ergenlikte "hayır" demek, otoriteye karşı davranışlar içine girmek, sınırları zorlamak; bir gelişim görevidir ve normaldir.

Evet zor bir dönem, kabul ediyorum. Ortada onun ya da çevresinin sağlığını tehdit edebilecek ya da tehlikeli bir durum varsa tabii ki işiniz kolay, ne kadar hayır derse desin "hayır ben senin annenim, benim dediğim olacak" diyip fazla uzatmadan çekip alırsınız tabii. Ama böyle bir tehlike söz konusu değilken, özellikle sizin amaçlarınızla onun amaçları çakıştığında, onun "hayır"ına saygı göstermek, durup onu dinlemek, anlamaya çalışmak önemli ve gerekli.

"Hayır" dediğinde aslında şunu demek istiyor olabilir:
- "Bana ne yaptığını, benden ne istediğini anlat, anlamıyorum!" (Beni yatağa mı götürmek istiyorsun, ama oyunun en heyecanlı yerindeyiz şu an!) Çünkü hala zaman algısı yoktur bu yaşta, şimdi ne istiyorsun, birazdan ne olacak, anlat bana!
- "Yavaş yavaş anlat, yavaş yavaş yap, yoksa aklım karışıyor, korkuyor ve sinirleniyorum" (Beni birden kucaklayıp yatağa atma, bana oyundan uykuya geçme zamanı ver, bunun için benimle birlikte "yavaşla") Çünkü yetişkinler gibi çocuklar da kesin sınırları, birden değişen durumları sevmezler.
- "Bırak ben yapayım, yardım etme" (Elimde tuttuğum içi su dolu bardağı alma elimden, bırak üstüme dökeyim, bırak elbisem kış günü ıslansın) Çünkü başka türlü nasıl öğreneceğim bardağı eğri tutmamayı?
- "Bana dokunma!" (Bırak beni kucaklama, ben kendim yürüyerek gitmek istiyorum ya da o sandalyeden her an düşecekmişim gibi elinle sırtıma dokunup durma) Çünkü ben kendim başarmak istiyorum artık, yakınımda durabilirsin ama bebekmişim gibi beni devamlı tutup koruma.
- "Beni anlamaya çalış ve anladığını göster bana!" (Daha cümle kuramıyor olabilirim ama bedenimle, ses tonumla ve tek tük kelimelerimle sana bir şey anlatmaya çalışıyorum, dinle beni!) Çünkü artık iletişim kuruyorum ben, kendi isteklerim var ve bunları dile getirmek istiyorum. Her zaman senin dediğin olacak değil, biraz benim bakış açımdan bak olaya, ne yapmak istiyorum anla. Ve anladığında bu isteğime saygı duy, kendi yolumda yürümeme izin ver.
- "Bana seçenek sun" (Haydi yatağa gidiyorsun deme bana, yatmadan önce dişlerini sen mi fırçalarsın, yoksa ben fırçalamana yardım edeyim mi de) Çünkü kimse, çocuklar bile emir almaktan hoşlanmaz, seçenekleri olması insanı özgür kılar, geliştirir.
- "Bana sınır koy" (Benim görevim sınırlarımı zorlamak ve öğrenmek, senin anne olarak görevin beni korumak ve yaşıma uygun gelişimimi desteklemek) Çünkü fazla kollamak kadar fazla gevşek bırakmak da çocuğu istismar eder. Birinde fazla kollanmaktan gelişiminden geri kalır, diğerinde fazla gevşeklikten başına gelmedik dert kalmaz. Dengeyi tutturmak, sınırları belirlemek ebeveynin görevidir.

Konu hakkında daha fazla okumak ve tıfılınıza sınır koymayı öğrenmek isterseniz, buraya ve buraya ve buraya ve buraya tıklayınız. Hepimize hayırlı günler!

Paylaş:  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyete Sözler sayfamızı sizler için hazırladık.
Güzel Sözler, Anlamlı Sözler, Aşk Sözleri, Dini Sözler, Özlü Sözler ve Ünlü Sözleri şeklinde derlenmiştir.
Bazı sözler de hatalarımız var ise affola ve sizlerde bu hataları görürseniz lütfen bilgi vermekten çekinmeyiniz.

Güzel Sözler Mesajlar

Makaleler

En Güzel Mesajlar

Aşk Sözleri