Oyun grubu kurmak




Şirin canavarımız Maya'yı evde zaptetmek oldukça zor olduğundan (çocuğun göbeğini nehre atar, o nehrin okyanusa açılacağını düşünüp keh keh gülerken iyiydi tabii) haftanın bir günü yüzmeye, bir günü dansa, bir günü de oyun grubuna gidiyorum. Aynen aktiviteden aktiviteye koşan, çocuğunu Little Miss Sunshine eden (mazallah) anababalar gibiyim ama bizimki bizzat "ihtiyaçtan", yoksa göz göze diz dize zaman geçmiyor sevgili bebekdaşlar..

Oyun grupları hakkında daha önce şurada yazmıştım. Bazı anne babalar çocukların erken yaşlarda yani kreş ve anaokulu öncesinde oyun gruplarına katılımına pek sıcak bakmıyor, diyorlar ki; hem çocuklar ilk 2 senede çok fazla sosyal olmadıkları için, birlikte oyun ve aktiviteyi anlamadıkları için gereksiz hem de bir sürü çocuk, bir sürü mikrop demek, neden çocuğumu erkenden hastalıklarla karşılaştırayım? Ben bu iki fikre de son derece karşıyım. Bu yaşta sosyal oyun olmaz diyen 20.yy psikologlarına, meslekdaş jargonuyla "halt etmişsiniz" diyeceğim izninizle; hem sosyal oyun oluyor, hem paralel oyun oluyor, hem bireysel oyun oluyor, isteyince hepsi oluyor. Oyun grubuna giden çocuk evet daha fazla hasta oluyor ama bence bu da ilerki yılların bağışıklık sistemine yatırım.

İlk olarak, bebekler dünyaya gözlerini açtıkları andan itibaren içe dönük değil, son derece meraklı, dışa dönük, sosyal varlıklar. Evde, hep aynı kişilere bakmaktan sıkılıyorlar, yeni insan ve aktiviteler istiyorlar, dünyayı tanımak, deneyimlemek istiyorlar. Ayrıca onlar için herşey oyun, ya da bence hiçbir şey oyun değil, bizim oyun olarak gördüğümüz tüm davranışların tümü "deneyim edinme davranışı" aslında. Bu nedenle ne kadar yeni deneyim ve gözlem, beyindeki sinir hücreleri arasında o kadar fazla bağlantı kurulması ve bilişsel ve sosyal gelişim demek. Ayrıca benim hem katıldığım bebek gruplarında, hem de bizim kızlarla bebekler 1 aylıktan beri kurduğumuz oyun grubunda gözlemlediğim; kesinlikle beraber oynuyorlar. Bizim anladığımız anlamda değil belki ama birbirlerine "bakma" sonra motor beceriler geliştikçe birbirlerine oyuncak verme, onun ağzından alıp kendi ağzına atma, emekleme sırasında gözlem ve öğrenme, yürümeye başladıklarında ise artık tadından yenmeyen bir kovalama yakalama ve beraber kudurma. Buna "beraber oyun" denmezse ne denir? Önemli olan karşılıklı iletişim ve etkileşimse, hepsi var! İkincisi; evet kreşe anaokuluna giden bebek gibi, oyun grubuna giden bebek de tabii ki daha sık hastalanıyor. Fakat ben yaşamın ilk yıllarında çocukların eve kapatılıp hep aynı kişilerin mikro evrenine maruz kalması yerine, makro evrene çıkmasının, onların ilerki bağışıklık sistemini güçlendirdiği anlayışını daha doğru buluyorum. Gerçekten de Maya sık hastalanıyor, ilk hastalığını 6 aylıkken geçirdikten sonra, 5 hastalık geçirdi fakat doktorlar anaokuluna gitmeyen çocuklarda yılda ortalama 9, anaokuluna giden çocuklarda ise 12 hastalığı son derece normal buluyorlar! Allah tedavisi olmayan, çaresi olmayan, perişan eden hastalık vermesin ama düşünün köy çocuklarını, hepsinin burnu devamlı akar ve ilerde şehir insanından çok daha sağlıklı olurlar.. Sadece temiz hava, taze gıda değil biraz da mikropla içiçe geçen çocukluğun da etkisi var bence. Dolayısıyla oyun grubu candır.


Fotoğraflarda gittiğimiz oyun gruplarından örnekler görüyorsunuz. Maya'yla ve diğer tıfıllarla altlı üstlü tepindiğimiz için fotoları çeken ben değilim, izin alarak sayfalarından aldım. Yaşadığım şehirde bu konuda şanslıyız, fakat oyun grubu kurmak çok da zor değil. Hem Türkiye'de bildiğim kadarıyla PlayDate denen bir kuruluş var, hem de siz kendiniz çevrenizdeki yaşıt bebekleri bir araya getirerek bir oyun grubu kurabilirsiniz. Çok zor değil. Öyle ikramdır hazırlıktır fazla düşünmeden, mesela her iki haftada bir birinizin evinde toplanılarak, etrafa oyun çadırları, minderlerden tünel ve kaleler kurarak, gelen herkesten iki üç oyuncak isteyerek, montessori sistemi oyun aktiviteleri ve oyuncakları kendiniz yaparak da çok başarılı bir oyun grubu kurabilirsiniz. Grup evde toplanacaksa özellikle çocukların uyku ve beslenme saati dışında bir zaman belirlemek, süreyi 2 saatle ve tek bir oda ile sınırlamak, kırılmasını ya da yutulmasını istedimeğiniz eşyalarınızı odadan uzaklaştırmak, elinizin altında bol peçete bulundurmak, rahat kıyafetler giymek ve giydirmek ve ikram olarak meyve dilimleri ile su/süt hazırlamak yeterli olacaktır. Sonra dökün ortaya oyuncakları, minderleri, yastıkları, kudursun dursunlar.. İyi eğlenceler!


Paylaş:  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyete Sözler sayfamızı sizler için hazırladık.
Güzel Sözler, Anlamlı Sözler, Aşk Sözleri, Dini Sözler, Özlü Sözler ve Ünlü Sözleri şeklinde derlenmiştir.
Bazı sözler de hatalarımız var ise affola ve sizlerde bu hataları görürseniz lütfen bilgi vermekten çekinmeyiniz.

Güzel Sözler Mesajlar

Makaleler

En Güzel Mesajlar

Aşk Sözleri