Sadi Şirazi Sözleri

Sadi Şirazi Sözleri

Kalbi kırılanın sözü sert olur.
Bir Şehri Kuşattığın Ve Yönetimi Ele Geçirdiğin Zaman Halka Eskisinden Daha İyi Davran.
Günahsız olan, pervasız konuşur
Muhtesip dolaşırken gocunanlar, terazilerinde dirhem taşı noksan olanlardır.
Soysuzlara karşı soysuzluk etmek mümkündür. Lakın, insan olanın elinden köpeklik gelmez.
Efendi davul sesi ile uyanıyor, bekçinin gecesi nasıl geçti, nereden bilecek.
Taç Ve Taht Geçicidir.  Hiç gönüllere girdin mi?
Bir kadın zalim olan erkekten çok yüksektir. Köpek de halkı inciten insandan üstündür.
Çoban uyumuş, kurt da sürüde: Bu hal akıllı kimselerin beğeneceği şey değil.
Bir kimsenin günahı üzerine hiddetlenirsen onu cezalandırmadan önce iyi düşün taşın.
Bedahşan nalını kırmak kolaydır, lakin kırılan şeyi sonradan eklemek imkânsızdır.
 Gönül sır zindanıdır. Ama bir kere söyledin mi, sır artık zincire girmez.
 Halkın Sevgi Ve Güvenini Kazanırsan Düşmanı Gerçekten Yenmişsin Demektir.
Eğer mertsen, mertliğinden bahsetme. Sen kendini iyilerden saydıkça kötü olursun.
Eşeğini düşman, vergisini de sultan alıp gittikten sonra o memleketin tacında, tahtında ikbal kalır mı?
Yolda laf atmak değil, adım atmak lazım. Yürümedikten sonra lafın manası kalmaz.
 Bir tek kıl ibrişim telinden bile zayıftır. Ama çoğalırsa zincirden bile sağlam olur.
 İdrak kulağından gaflet pamuğunu çıkarmalısın ki, ölülerin nasihatini duyabilesin.
 İnan ki, ateşinle gönüller dağlı olunca kıyamet günü iyilik göremezsin.
Kendi ahlakını düşmanından dinle; dostun gözünde her yaptığın iyidir.
 Ey düşüncesiz, tedbirsiz ve akılsız olan nefis, sen tek yoksulluğun yükünü çek, ama kendini gamla öldürme.
Düşmanı dostundan fazla olan kişinin, düşmanı şen, dostu mahzun olur.
 Toprağın altında iken gönlü diri olan bir ölü, gönlü ölü olarak yaşayan bir bilginden daha canlıdır.
Marifet kapısı, kendilerine karşı bütün kapıların kapandığı kimseler için açıktır.
 Acı yaşamış, acıyı tatmış nice insanlar cennette eteklerini sürüyerek yürürler.
Akıl yolu kıvrım üstüne kıvrımlardan başka bir şey değildir ve arifler katında ’tan gayrı bir varlık yoktur.
 Muhabbetin seni toprak etmesinden korkma. O mahvettiği takdirde sonsuzlaşırsın.
Toprağın altında değişmedikçe sağlam taneden ot bitmez.
Dünya alakasına karşı perdedir ve bir neticesi yoktur. Sen ancak bağları kopardığın takdirde vuslata nail olursun.
Bir kere serden geçen insan, başına taş ve ok yağmuru yağsa da, dileğinden el çekmez.
Düşmanın derisini yumuşaklıkla yüzebilirsin. Sertlik gösterdin mi, dostun bile sana düşman olur.
Hüner sahipleri, cefa gördükleri halde muhabbet gösterirler. Yolunun yiğitleri, bela okuna hedef olanlardır.
 Onlar kibir külahını atmışlar, yücelik tacıyla başlarını yükseltmişlerdir.
Eğer, şu arif geçinen adam gerçekten dostunu tanısaydı, düşmanla çekişmeğe vakti kalmazdı.
Hakkın varlığından haberi olsaydı, bütün halkı yok bilirdi.
Iırmak kenarından sıcak su iç de ekşi suratlının soğuk gül şerbetini içme.
Bilgin ne kadar çalışırsa çalışsın, canını ecelden kurtaramaz. Cahil de, ne kadar uygunsuz şeyler yerse yesin, ölmez.
 Murada ermedim diye düşüne düşüne kalbini yakma, kardeşim. Çünkü her gecenin gündüzü vardır.
Elalemi ayıplarıyla anan bir kimsenin senden de teşekkürle bahsedeceğini zannetme.
Bende bir zamanlar çocuktum. Fakat Allah ötekilerden daha çok güç vermişti pazılarıma. Güçlüydüm ve gücümle benden küçükleri hırpaladım. Onları döver, gönüllerini incitirdim. Bir gün kendimden güçlü birinden dayak yedim.  O gün bugündür çocukları çiçekler gibi sadece sevip koklamak ve korumak gerektiğini düşünüyorum.
Komutanına Karşı Çıkan Bir Askere Görev Verilmez.
Başındakinin Değerini Bilmeyen, Ona Nankörlük Edenden Hayır Gelmez. Onun Sözüne Ve Yeminine Güvenilmez. Kendisinden fazlasıyla iyilik gördüğün kimseye fenalık etmen insanlık değildir… Aradan bir nice zaman geçmedikçe insanın içyüzü anlaşılmaz.
Hiddetle hemen kılıca sarılan kimse sonra esefle elinin ardını dişler.
Büyük kalarak yaşamanın şartı odur ki her küçüğün kim olduğunu bilesin.
 Salih adam dilenirse ancak kendi nefsinden dilenir ve ondan hırsı terk etmesini ister. Çünkü her saat “ ver “ diyen bir nefis, sahibini zillet içinde köy köy dolaştırır.
 Kimsenin işini ayağa düşürme. Mümkündür, sen de onun ayağına pek çok düşersin.
 Kuvvetlilerin yükünü zayıflar çekerken padişaha tatlı uyku haramdır.
 Eğer yiyip yatmaktan başka bir şey bilmiyorsa, adam hayvandan nesiyle yüksek olur.
 Güneşler, aylar ve ülkeler daha çok zaman parlayacaklar ama sen mezar yastığından başını kaldıramayacaksın.
 Devri kötü olan bir zalim dünyada kalmayacak, ama onun üzerinde ebedi bir lanet kalacaktır.
 Ekşi yüzlü adam, insanı hoş tabiatlı, tatlı mizaçlı dostlarından daha güzel tenkit eder.
 Değersiz kimselerle savaşmaktan çekin.
Ben damlalardan sel olduğunu çok gördüm.
 Sen kendi kaygını sağlığında çek, hısımların hırsa düşerler ölenle ilgilenmezler.
Parayı, nimeti şimdiden ver, çünkü senindir ve senden sonra bunlar senin emrinden çıkacaktır.
 Eğer hikmetiyle bir kapıyı kaparsa, rahmetiyle başkasını açar.
Kim çalarsa çalsın, cömerdin kapısı mutlaka açılır.
 Ey akıllı kimse, hekim sana acı ilaç gönderdiği zaman hastalıktan korkma. Dost elinden gelen her şeyi iç. Hasta hekimden daha bilgili değildir.
 Kişi kendinden üstününü aramayı fırsat bilmelidir. Kendin gibisiyle vaktini ziyan edersin. Kendi benzerlerinin izinde ancak kendini beğenmişler yürür.
 Büyüklük gösterişle, lafla olmaz; yücelik dava ile kuruntu ile elde edilmez. Tevazu yüceliği arttırır, fakat gurur seni toprağa serer.
 Çirkin tabiat, adamı cehenneme götürür. Çünkü iyi huy cennetten gelmiştir.
Tahammül sana önce zehir gibi görünür. Fakat tabiatına kök salınca bal kesilir.
 Sel heybetle aktığı için yukarıdan aşağı tepesi üstü düşer. Hâlbuki çiğ damlası küçük ve acizdir; bu sebeple gökyüzü onu muhabbetle alır, ayyuk’a çıkarır.
 Sen kendinden bahsetme ki, seni başkaları övsünler. Kendini övdüğün takdirde bunu başkalarından bekleme.
 İnsan olmak isteyen kişi önce nefsinin köpeğini susturur.
 Meydana çıktığı zaman yüz kızartacak olan bir sözü gizlice niçin söylemeli? Velhasıl dünyada kimse kimsenin elinden, dilinden kurtulamaz. Dile düşen için biricik çare sabretmektir.
 Yeryüzünde Hiç Bir Hüma Kuşu Kalmasa Da, Kimse Baykuşun Gölgesine Sığınmaz.
Geçmişlerin İyiliklerini An Ki, Senin De Adını Gelecekte Ansınlar.
 Dostlarına Karşı Bile Uyanık Olmalısın. O Zaman Düşmanından Da Emin Olabilirsin.
Düşmanın Ülkesini Kuşatıp Fethettiğin Zaman Asayiş Ve Güvenlik İşlerinde Oranın Tutukevindeki Mahpusları Görevlendir. Onların Yürekleri Acılıdır. Zulme Geçit Vermezler.
Birini mevkiinden çıkarırsan, bir müddet geçtikten sonra suçunu affet.
Ümit besleyen kimsenin muradını vermek, mahpusun bağını çözmekten bin kat iyidir,
 İnsan iyilik ümidi ve kötülük korkusu dolayısıyla aklın gereğini benimser.
 Kurdun kafasını, halkın koyunlarını paraladıktan sonra değil, önce kesmek gerekir.
 Hedefe, okun gezi elindeyken nişan ol, ok yaydan fırladıktan sonra değil.
 Düşman bir kusur bulunca, büyüklerin kalplerini dağlar.
 Ateş, ufacık şeyle de alevlenir fakat koca koca ağaçları tutuşturmak mümkündür.
Öfke, pusudan askerini saldırttığı zaman, ortada ne insaf kalır, ne takva, ne de din kalır.
 Ben şu göklerin altında, bunca meleği ürküten böyle şeytan görmedim.
Bir düşmana üstün geldiğin zaman onu incitme, zaten kendi derdi kendine yeter.
 Herkesin huzurunu kendi rahatına tercih eden kimseye ne mutlu.
 Hüner sahipleri, başkalarının gamını çekmekten kendi keyiflerine bakamamışlardır.
 Elalem harman kaldırırken, vaktiyle tohum ekmemiş olmak ne gevşekliktir.
 Derisini parçalasalar dahi, Huda dost hiçbir zaman dostunun düşmanıyla dost olmaz.
 Dost gönüllerini derli toplu tutmak, hazine toplamaktan daha iyidir.
Zorluya tahammül et ki bir gün ondan daha kuvvetli olasın.
İnatçının şerrini iyilikle gider. Himmetin pazısı kuvvetin elinden üstündür.
 Padişahken zulmedersen, padişahlıktan sonra dilenci olursun.
Kafası Zühal yıldızına değen bir padişahla zindanda inleyen züğürdü, başlarına ölüm askeri hücum ettikten sonra birbirinden ayıramazsın.
Şer çıkaranlar- yuvasına nadiren dönebilen akrepler gibidir- gene şer sevdasında giderler.
Yolu takip etmeyen bedbaht süvari, doğru yürüyen yayadan geri kalır.
Düşen her zaman kalkmış değildir.
Bir hükümdar abit olursa ölümle neyi eksilir, madem ki ahret de de padişahtır.
 Kendine fenalık yapan ahlaksız, insanlara kötülük yapanlardan iyidir.
Çıkrığının ardında ihtiyar kadın lanet ederken, meclisin baş köşesinden gelen aferinlerin  değeri yoktur.
 Hastaya şeker vermek günah olur, çünkü ona acı ilaç fayda verecektir.
 Senin iyiliğini isteyen kimse, “ yolunda şöyle bir diken var “ diyendir.
 Yolunu kaybedene iyi gidiyorsun demek şiddetli bir zulümdür.
Bir iş tedbirle olacaksa düşmanın yüzüne gülmek, savaş çıkarmaktan daha iyidir.
 Kaşını çatmamağa çalış, ne kadar zayıf olursa olsun düşmanın dost kalması daha iyidir.
Hizmeti yeni girenin ipini uzat fakat kesme, sonra bir daha yüzünü göremezsin.
Elinden hayır gelen bir oruç yiyici, dünyaya tapıp yıl orucu tutan kimseden iyidir.
Herkes kuvveti derecesinde yük taşır, karıncaya göre çekirge ayağı ağırdır.
 Amelsiz söz gevşek bir dayanaktır. İster merhem sürsün ister yaralasın.
 Ne hoştur, O’ nun gamıyla perişan olanın hali.
Nice kuvvetli, nice üstün akıllar vardır ki, aşkın havası onları mağlup etmiştir. Çünkü sevda aklın kulağını büktükten sonra, akıl bir daha baş kaldıramaz.
İster yücelik ve mevki olsun, ister zillet ve hapis olsun, ben bütün bunları ’tan bilirim; Ahmet’ten, Mehmet’ten değil… Eğer aşk eri isen kendine değer verme. Aksi takdirde afiyet yolunda yürü.. Seni ’a aşina kılacak kimse kendi benliğinden seni kurtarmış olandır. Çünkü benliğinle beraber oldukça kendine yol bulamazsın ve bu inceliği de kendini unutanlardan başkası bilemez.
 Yüzücülükte yiğit de olsan, elini ayağını ancak çıplakken kullanabilirsin. Şu halde şöhret, namus ve riya hırkasını sırtından çıkarmalısın; elbisesiyle suya batan kimse aciz kalır.
 Öğüdü, tesir etmeyeceğini bildiğin bir kimseye verme, ey şaşkın. Elinden dizgini kaçırmış olan zavallıya, “ oğlum yavaş sür “ denmez.
Aşkına sadık olan kimse canına kıyabilendir; yüreksiz adam kendine âşıktır.
 Seçkin bir akıllı gönülsüz olur; meyvelerle yüklü dal başını yere kor.
Üstü başı temiz fakat ahlakı kirli olan kişinin cehennem kapısını açmak için anahtara ihtiyacı yoktur.
Zühd ü takva ile meşgul ol, ama Muhammed Mustafa’yı geçecek kadar değil.
İyahlık şöyle dursun, haddinden fazla beyazlık bile hoşa gitmez.
Her kim çirkin huyundan vazgeçerse, cennette sonsuz bahtiyarlıklara ulaşacaktır.
 Tatlı söz karşısında büyükler gönülsüzleşirler, kafalarını dikmezler; küçükler de başlarını eğerler.
Başarı tatlı dille elde edilir. Hırçın tabiatlı kimse daima ısdırap çeker.
Yüzü sofra gibi karmakarışık olan bir adamın ekmeğini tatmak haramdır.
Azametli adam kurum satar; çünkü büyüklüğün yumuşaklıkta olduğunu bilmez.
Sen zebun ol da derini yırtsınlar. Çünkü gönül sahipleri küstahların yüklerine katlanırlar.
Adamlarının toprağından testi yapsalar, halk onu melâmet taşıyla kırar.
 Methü sena ipiyle kuyuya inme, Hatem gibi sağır ol da kendi ayıplarını dinle.
 Düşman sözü ağırına gidiyorsa dikkat et de onun ayıpladığı şeyleri yapma.
Benim için iyi şeyler söyleyen kimse, ancak kusurumu bana açıkça gösterendir.
Ecel günü zırhı delen ok, eceli gelmeyenin gömleğinden bile geçmez.
Kıyısı görünmeyen bir suda, yüzücünün gururu işe yaramaz.
İnsana hüner, fazilet, din ve olgunluk gerek. Mevki, mal dediğin şey bir gelir, bir gider.
 On adam miktarı konuşan cahilden çekin.
Bilginler gibi bir söyle, pir söyle elalemin kötülüğünden bahsettiğin takdirde, sözün doğru olsa bile, özün kötü sayılır.
Kimsenin hoşuna gitmese bile, sen faydasına inandığın bir sözü söyle. Onu bugün dinlemeyen cahil yarın pişman olacak.
Günahlarından şu anda kork kıyamet günü kimseden korkun olmasın.
Bir Meczuba sordular: -Cenneti mi istersin yoksa cehennemi mi?  Ne, cenneti ne, de cehennemi dedi. Ne demek istiyorsun? Dediler: -Benim isteğim O`nun razı olduğundandır? dedi.
Emrindekileri Bağışlaması Bilmeyenler, Bir Gün Bu İnsanların Affına Muhtaç Olurlar.
Bir Cahil için En iyi Şey Susmaktır. Ne Var Ki, Bunu Bilseydi,Zaten Cahil Olmazdı.
Düşmanın Yakınlarından Birisi Sana Dostluk Elini Uzatabilir, Bunu Dikkatle Karşıla. Düşmanın Dostu Düşmandır, Unutma.
Tatlı Söze Kanma, Baldaki Tatlı Yanıltıcıdır.
Herkesin Yankesici Olabileceğini Düşünen Kimse, Kesesindeki inciyi Kolay Kolay Kaptırmaz.
 Yeni Görev Yüklenmiş Olanların işlerini kolaylaştırır, Onlara Yardımcı Ol, inayet Elini Uzat.

EN ANLAMLI SADİ ŞİRAZİ SÖZLERİ

  • Bir gece sevdiğim içeri girdi. Yerimden öyle bir fırlamışım ki elbisemin eteği mumu söndürdü. Güzelliği ile karanlığı dağıtan sevgilim sordu: ben gelince neden ışığı söndürdün? Dedim ki: güneş doğdu zannettim…
  • İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni!
  • Kesme nevanı; içine salsalar da keder. Kırılsa gönül medd ü cezr ile hepsi geçer, hepsi geçer.
  • Olgun bir adamı dost edinmek isterseniz, eleştirin; basit bir adamı dost edinmek isterseniz methedin.
  • Halkın bahçesinden padişah bir elma yerse, adamları ağacı kökünden sökerler.
  • Eskiden dünyada, görünüşte dağınık ama iç dünyaları derli toplu insanlar vardı. Oysa şimdikilerin dış görünüşleri derli toplu ama iç dünyaları dağınık.
  • Ey başkalarının acısıyla kaygılanmayan, sana insan demek yakışık almaz…
  • Konuşmadan bir köşede oturan sağırlarla dilsizler, dilini tutamayan kimseden daha üstündür.
  • Kişi bu, alçak dünyaya tenezzül etti mi, bala kapılmış sineğe döner.
  • Ne kadar okursan oku; bir bilgine yakışır şekilde davranmadığın sürece, cahilsin demektir…
  • Çocuklarımızı kuzu gibi büyütmeyelim ki ileride koyun gibi güdülmesinler.
  • Tek ırmak kenarından sıcak su iç de ekşi suratlının soğuk gül şerbetini içme.Yüzü safra gibi karmakarışık olan bir adamın ekmeğini tatmak haramdır…
  • Kalbi kırıkların hatırını sor, Onları sevindir. Bir gün senin de Gönlün incinir.
  • İdrak kulağından gaflet pamuğunu çıkarmalısın ki, ölülerin nasihatini duyabilesin.
  • Her ormanı boş sanma belki de kuytuluklarında bir kaplan uyuyordur.
  • Emrindekileri bağışlamasını bilmeyenler, bir gün bu insanların affına muhtaç olurlar.
  • On derviş bir kilimde uyurken iki padişah bir dünyaya sığmaz.
    • Varlığı perişan olan kimse ne tiz’i fark eder, ne pes’i. O, bir kuşcağızın ötmesiyle de feryada gelir…
    • Methü senâ ipiyle kuyuya inme, Hatem gibi sağır ol da kendi ayıplarını dinle… 
    • Ey insanoğlu! Adının unutulmamasını istersen, çocuğuna ilim, hüner, marifet öğret ve onu akıllı fikirli yetiştir. Böyle yaparsan, arkanda seni rahmetle anan bir kişi bırakmış olursun.
    • Büyük kalarak yaşamanın şartı odur ki her küçüğün kim olduğunu bilesin.
    • Eşeğini düşman, vergisini de sultan alıp gittikten sonra o memleketin tacında, tahtında ikbal kalır mı?
    • Meyvelerle yüklü dal, başını yere kor. Meyvesiz ağaca kimse taş atmaz.
    • İnsanın her nefeste iki defa şükretmesi lazım. Biri nefes aldığı için, diğeri verdiği için. Çünkü verip almamak, alıp vermemek var.
    • Yarasanın gözü gündüz göremiyorsa, güneşin ne günahı var bunda?
    • Asık suratlıdan bir şey isteme, onun kötü huyundan elem duyarsın. Gönlünün gamını anlatacaksan bir kimseye anlat ki, yüzünü görünce ferahlayasın.
    • Şarap sarhoşu gece yarısı, sakinin sarhoşu ise mahşer sabahı uyanır.
    • Ey akıl sahibi! Gül dikenle beraber bulunur. Senin dikenle ne işin var, gülü demet yap… Eğer tabiatında yalnız kusurları görmek varsa tavus kuşunda çirkin ayaktan başka bir şey göremezsin.
    • Kabirlerinde rahat yatıp uyuyanlar, yeryüzünde halkı rahat tutanlardır.
    • Doğru söyleyip zincire vurulmak, yalan söyleyerek zincirden kurtulmaktan iyidir.
    • Kendi ahlakını düşmanından dinle; dostun gözünde her yaptığın iyidir.
    • Ekmek yerine güneş olsa sofrasında, güneş yüzü görmezdi kimse kıyamete dek cihanda.
    • Girerse hasta öküzün biri otlağa, bulaştırır hastalığı bütün köy öküzlerine.
    • Yağmurun temiz tabiatında yokken aykırılık, bahçede lale biter, kıraç toprakta diken.
    • Tahammül sana önce zehir gibi görünür. Fakat tabiatına kök salınca bal kesilir…
    • Sel heybetle aktığı için yukarıdan aşağı tepesi üstü düşer. Hâlbuki çiğ damlası küçük ve âcizdir; bu sebeple gökyüzü onu muhabbetle alır, ayyuka çıkarır…
    • Kendisinden fazlasıyla iyilik gördüğün kimseye fenalık etmen insanlık değildir.
    • Kurdun kafasını, halkın koyunlarını paraladıktan sonra değil, önce kesmek gerekir.
    • Hastaya şeker vermek günah olur, çünkü ona acı ilaç fayda verecektir.
    • Düşman bir kusur bulunca, büyüklerin kalplerini dağlar. Ateş, orjinalsozler.com ufacık şeyle de alevlenir. Fakat koca koca ağaçları tutuşturmak mümkündür…
    • Efendi davul sesi ile uyanıyor, bekçinin gecesi nasıl geçti, nereden bilecek.
    • Ekmek yerine güneş olsa sofrasında, güneş yüzü görmezdi kimse kıyamete dek cihanda.
    • Padişahken zulmedersen, padişahlıktan sonra dilenci olursun.
    • İnsanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun. Çok uzaklaşma donarsın; çok yaklaşma yanarsın!
    • Söyle mürüvvetsiz eşek arısına, bal vermez madem, sokmasın bir de.
    • İnsan ruhunu iki şey karartır: susulacak yerde konuşmak ve konuşulacak yerde susmak.
    • El alemi ayıplarıyla anan bir kimsenin, senden de teşekkürle bahsedeceğini zannetme!
    • Salih adam dilenirse ancak kendi nefsinden dilenir ve ondan hırsı terk etmesini ister. Çünkü her saat “ver” diyen bir nefis, sahibini zillet içinde köy köy dolaştırır…
    • Gönlünün dertli olmasını istemezsen, dertli gönülleri dertlerinden kurtar.
    • Soysuzlara karşı soysuzluk etmek mümkündür. Lâkin insan olanın elinden köpeklik gelmez…
    • Gönlünün perişan olmasını istemiyorsan, perişan olanları gönlünden çıkarma.
    • Üç şey sürekli kalmaz; ticaretsiz mal, tekrarsız bilgi, cesaretsiz iktidar.
    • Güzel bir kadın bir mücevher, İyi bir kadın bir hazinedir.
    • Öğüdü, tesir etmeyeceğini bildiğin bir kimseye verme, ey şaşkın. Elinden dizgini kaçırmış olan zavallıya, “oğlum yavaş sür” denmez…
    • İnsan dilini tutup konuşmadıkça, ayıbı da hüneri de gizli kalır.
    • Hepimizin kendimize özgü kusurları vardır. Hepimiz aslında çatlak kovalarız. Büyük planda hiçbir şey ziyan edilmez. Kusurlarınızdan korkmayın. Onları sahiplenin. Kusurlarınızda gerçek gücünüzü bulduğunuzu bilirseniz eğer, siz de güzelliklere sebep olabilirsiniz.
    • İnsan, ya insan gibi akıllıca söylemeli yahut hayvanlar gibi susmalıdır!
    • Ey fakir! Sen halk yolunda oyun çocuğu sayılırsın. Büyüklerin eteğini bırakma. Mayası bozuk kişilerle düşüp kalkarsan, izzet ve vakalarını kaybedersin. O halde büyüklerin eteğine yapış. Talebeler çocuktan daha acizdir. Hocalar ise muhkem duvar gibidir. Yeni yürüyen çocuk duvara tutunarak yürür. Sen de yeni yürüyen çocuk gibi alimlerin muhkem duvarına tutunarak yürü.
Şeyh Sadi’nin Bostan ve Gülistanından Sözler 
.
Konuşmadan bir köşede oturan sağırlarla dilsizler, dilini tutamayan kimseden daha üstündür.
Ağızda dil nedir, a akıl sahibi? Hünerli kimsenin hazine anahtarı değil mi?
 İçerdeki cevahirci midir, çerçi midir, kapı kapalı iken kim ne bilecek?
Akıllının önünde susmak terbiye gereği ise de, sen yeri gelince söylemeğe bak. İki şey insanı çileden çıkarır: söylenecek yerde ağız açmamak, susacak yerde lakırdı etmek.
Eğer cenk eri isen, öyle bir kimseyle savaş ki, ya ona ihtiyacın olmasın, ya da kaçıp ondan kurtulabilesin.
Bahçenin gülünde beka ve gül mevsiminde vefa yoktur.
Zaten bilgeler “ kalıcı olmayan şey gönül bağlamağa deymez “ demişler…
Düşün, sesini ondan sonra çıkar ve “ kes “ dedirtmeden önce sözü kes.
İnsan hayvandan konuşmakla üstündür.
Ama doğru konuşmazsan hayvanlar senden üstün olurlar…
Fareyi tutarken kedi aslandır; kaplanla savaşınsa fareye döner..
İyilik için söylenen yalan, fitne koparan doğrudan iyidir…
Her sözü padişaha geçen kimse iyilik dışında bir şey söylerse yazık olur. 
Yeryüzünün en küçük dağı “ Tur “ dur.
Ama Allah katında değeri en yüce olan da odur…
On tane derviş bir kilimde uyur da iki padişah bir iklime sığmaz.
Allah adamı ekmeğin bir yarısını yerse öbür yarısını yoksullara verir.
Padişah, yedi ülkeyi alsa bile, bir başka ülkenin sevdasındadır…
Tıyneti kötü olan kişi iyilerin nurunu kabul etmez.
Kabiliyetsizi terbiye etmek, kubbede ceviz durdurmak gibidir..
İnsanla birlikte büyüse bile, kurdun eniği yine enik olur.. 
Çorak toprak sümbül bitirmez. Kötülere iyilikte bulunmak, iyilere kötülük etmek gibidir…
Ben kimsenin gönlünü kırmayabilirim.
Ama hasetçiye ne yapayım, o kendiliğinden azap içinde… 


Adem oğulları aynı vücudun uzuvlarıdır.
Çünkü aynı cevherden yaratılmışlardır.
Felek bir uzva elem getirirse, öbürlerinin huzuru kalmaz.
Ey başkalarının acısıyla kaygılanmayan, sana insan demek yakışık almaz…
Nimet içinde iken dostluktan söz açıp, kardeşim!
Diyeni dost sayma.
Dost, dostunun elini onun perişanlığında, çaresizliğinde tutan kimsedir..
Mazlumun gönül dumanının zalime ettiğini, kızgın ateş üzerliğe yapamaz…
Aslan hayvanların başında gelir.
En adi hayvansa eşektir.
Oysaki akıllıların hepsi, yük çeken eşeği, adam paralayan aslandan üstün görürler.
Her an sana lütufkar olan kişi bu uzun zamanda bir defa sana sitem ettiyse onu hoş gör.
Dostuna sana düşmanlık edebilecek kadar kuvvet verme. 
Alemde zaten vefa yok imiş, yahut şu zamanda herkes vefasız. Kimse yoktur ki; ok atma ilmini benden öğrensin de sonunda beni nişan almasın. 
Koyun çoban için değildir. Belki çoban onun hizmeti içindir.
Dünya dirliği çöl gibi rüzgarı gibi geçti.
Acılık da, tatlılık da, güzel de, çirkin de geldi gitti.
Zalim sandı ki bize zulmediyor; ettikleri kendi boyunda kaldı, bizden geçip gitti.
Kükremiş fille savaşa kalkışan kişi, akıllı kimsenin nazarında adam değildir.
Gerçek adam odur ki; öfkelense dahi saçma söylemez.
Kendi ekmeğini yiyip oturmak, altın kemer takıp el pençe divan durmaktan hoştur.
İnsan iyilik de etse, kötülük de etse kendisi içindir. 
Başkalarının ayıbını senin önünde sayıp döken,senin ayıbını da mutlak başkalarına söyleyecektir. 
Allah’ın kapısından kovulan kimse her yana koşar.
O’ nun çağırdığı, kimsenin kapısına koşmaz.

Pas yeniği demirin küfünü cila vurup gideremezsin.
Kara yürekliye öğüt vermenin ne faydası var.
Demir çivi taşa girmez ki…

Esenlik günlerinde düşkünleri bırakma.
Yoksul gönlü almak belayı savar.
Dilenci yalvara yakara bir şey isteyince ver.
Yoksa zalim zorla alır.
İçini yemekle doldurma ki orada marifet nuru göresin.
Burnuna kadar tıkındığın için hikmetçe boşsun. 

Dünyalığımız yok mu, derde düşeriz; olunca da gönlümüz ona takılır.
Yoksulun sabrı zenginin ihsanından üstündür. 
Onu bunu yoklamak ayıp değildir, elverir ki; “ artık yeter “ dedirtmeyesin.
Eğer sen kendini kınayabilirsen, başkaları seni ayıplayamaz. 

Yaptığı sözüne uymasa bile, bilginin sözünü sen candan dinle. İddiacının lafları boştur.
Uyuyan uyuyanı nasıl uyandırır.
Engin deniz taş atmakla bulanmaz.
Gücenen bir arif henüz sığ sudur.
Kendine zarar gelince katlan.
Çünkü affetmekle günahtan arınırsın.
Mademki her şeyin sonu 
topraktır, sen, toprak olmadan önce toprak ol.
Acele yürüyen yol arkadaşı senin yoldaşın değildir.
Gönlü sana bağlı olmayan kimseye gönül bağlama.

Hısımın dindarlığı, takvası yoksa hısımlık bağlarını kesmek, akraba sevgisi taşımaktan daha iyidir.
Allah’ı tanıyan bir yabancı için, O’ na yabancı olan bin hısım feda.
Bilge, söylenmemesinden zarar geleceği zaman söze başlar ve yememekten canına doyduğu zaman lokmaya uzanır.
Şüphesiz sözü hikmet olur, yemesi de sağlık getirir.
Kişi az yemeği adet edince, gelen sıkıntıyı kolay karşılar.
Eğer bolluk içinde can beslemişse, bir darlık görünce mihnetten ölür.
Asık suratlıdan bir şey isteme, onun kötü huyundan elem duyarsın.
Gönlünün gamını anlatacaksan bir kimseye anlat ki, yüzünü görünce ferahlayasın. 

Acizin eline kudret geçince, tutar, acizlerin kolunu büker. 
Hırs azgınlığı akıllı adamın gözünü bağlar; tamah, kuşu da balığı da tuzağa düşürür. 
Birinin gönlünü bir kere kırdın mı, sonradan yüz türlü iyilik etsen de, o bir tek kırgınlığın öcünden sakın.
Temren yaradan çıkar, acısı gönülde kalır.

Eğer bir gönül kırdınsa senin gönlün de mutlaka kırılacaktır.
Kale duvarına taş atma, çünkü kaleden de taş gelebilir.
Dostların sohbetinden ıstırap duyarım.
Çünkü çirkin huylarımı güzel gösterirler.
Kusurumu hüner ve olgunluk sayarlar, dikenimi gül ve yasemin yaparlar.
 Nerde o pervasız, küstah düşmanlar ki, bana benim ayıbımı göstersinler…
Gönle giren her şey göze hoş gelir.
Can kaygısıyla sevgilinin muhabbetinden gönlü ayırmak dostluğa sığmaz.
Dost kapısında ölene değil, canını sağ salim kurtarana şaşılır.
Kişi nefsinin kötülüklerinden kurtulabilir.
İftiracının zannından kurtulamaz
.
Sen işinle gücünle kalsan da elalemin dilini zaptedemezsin.
Bir şeye, bir kimseye gönül bağlama. Çünkü gönül ayırmak müşkül bir iştir.
Hepiniz kendi ayıplarınızın hamalısınız.
Başkalarının kusurlarını kınamayınız.
Her işte kendinden üstününü ara, bunu fırsat bil; kendin gibilerle vaktini heder edersin.
Bir yoksul yüz türlü uygunsuz iş görse, bunun yüzde birini dostları bilmezler.
Ama sultan bir tek kötülük etse, ülkeden ülkeye ulaştırırlar. 

Tam manası ile doğru olduğunu bilmediğin bir sözü söyleme.
Karşılığının iyi olmadığını bildiğin sözü de söyleme
Paylaş:  

Güzel Sözler Mesajlar

Makaleler

En Güzel Mesajlar

Aşk Sözleri