Senin annen bir salaktı yavrum - ilk senemiz



Şu annelik denen ısırgan otlarıyla kaplı patikada yana kavrula yürüyorum. Burnum çamurdan çıkamıyor. Lakin yalnız değilim, hepimizde az biraz var bu "acemi anne beyni"nden. Ama benim yaptıklarım kulağıma küpe olsun, söz uçar yazı kalır ya, aynı hataya bir daha düşmeyeyim, "seni melekler korudu, periler bu yaşa getirdi evladım" diye diye annelik mevzuunda pişerken, arkamdan gelenlere de feyz olayım (ya da olmadı madara olayım) istedim ve başladım yazmaya; şu masum evladı, bu melek çocuğu büyütürken ne naneler yediğimi. Buyrun okuyun, gülerken ağlayın, ben ettim siz etmeyin! Listeyi yediğim her nane ile birlikte devamlı güncelliyorum, akıllanana dek de yazmaya devam edeceğim!

Başlık fikrini güzel anne Yeliz'den izin alarak kullanıyorum, sağolsun yüce gönüllülük etti, paylaştı, emeğe saygı lütfen.

Nisan-Mayıs 2014, emekleme acemilik dönemi: Emekçi tosbağam, paranoyak annen emeklerken düşüp durduğun ve kafanı gözünü alnını mosmor beneklerle kapladığın için, halısız evimizde heryere minderler ve yumuşak örtüler koydu ya, ha işte onlar pek kaygan olurmuş, en iyisi tüm o yastık ve örtüleri koyduğum gibi toplamak, seni parkeye salmak, düşe kalka büyümeni görmek ve lanolinli kremi vurduğun çarptığın her yerine bolca sürmekmiş.

14 Mart 2014, kağıt kesiği: Kıpır kıpır böcüüm, acıktın tabii, beklemek nedir bilmiyorsun. Ağlama diye kucağımda sen, elimde makas, kartonun sivri köşesine kafa atıyorsun ve alnında Harry Potter çiziğiyle, Allahtan gözüne denk gelmeden kurtarıyorsun.. Tek elle iş, tek elle bebek bakılmıyormuş, sonunda öğreniyor senin salak annen de.

10 Şubat 2014, tatilde mefta olayazmak: Tatil kuşum, su kuşum, Seyşeller'deyiz, masmavi dümdüz denizin kıyısına havlumuzu sermiş, üstüne seni oturtmuşuz, birden bammmmm, tepeden senin sadece 50cm ilerine kocaman bir hindistancevizi düşüvermiş! Sen çok gülmüşsün ama senin salak annen, ya 50cm. uzağa değil de tam üstüne gelseydi demiş demiş ağlamış.. Meğerse tropik tatil yerlerinde en fazla turist ölümüne bu hindistancevizleri sebep olurmuş da salak anan bilmezmiş!

24 Aralık 2013, noel gecesi trajedisi: Hayvan aşığı Elmayra'm, sana içinde bir sürü hayvan resimli ve düğmelere bastıkça hayvanların sesini duyabileceğin bir kitap aldım. Ördek, kedi, köpek, kuş, kuzu derken sıra ineğe gelince, o gür mööööööööğ sesiyle bir irkildin, bir dudaklarını büzdün, bir başladın ağlamaya, susturabilene aşk olsun. Üstelik ne zaman kazayla ineğe bassan aynı trajedi tekrarlanıyor, aylardır boş bulunup aynı hataya tekrar tekrar düşüyorum, neyim peki ben? Baş harfi: salak!

1 Kasım 2013, armut hadisesi: Süt-vampirellam, ilk dişin çıktı diye apar topar ek gıdaya geçti anan. Bir yerlerde okumuş ki, bebeğin eline haşlanmış armut / havuç verilecek diye. Verdi sana koca armudu, tek dişinle ye diye. Sen önce emdin koca armudu, sonra koptu ve kaçtı boğazına bir öbek, annen bir korktu! Meğerse çıkartırmışsın öğürüp, refleksmiş, ne bilecek senin bu salak anan, paniklediğiyle kaldı, kalbi 150 atar..

17 Haziran 2013, fışkıran kaka: Tontiş kuşum, torlak totolum, daha 15 günlüksün ve iki saatte bir bezini değiştiriyorum. Altını açıyorum, yüzünü ekşitiyorsun, kendini kasıyorsun, ben babana "anam n'oluyo, n'apıyo, ağrısı mı var" derken corrrrt, fışkıran kaka gerçeğiyle tanışıyorum. Sadece 1 metre ötedeki duvar değil, babanın ve benim üstümüz başımız, saçımın dibi, ağzımın içi (ağzıma ettin, çocuk!) yani tüm hayatımız o güzel hardal sarısıyla renkleniyor. N'apalım, gülme krizine giriyoruz, senin anan bir salak demiş miydim evladım?

1 Haziran 2013, ilk gece, ilk gol: Minik bebeğim, su damlam, opera sanatçısı sesli böcüğüm, daha saatlik bebeksin ve uykundan uyanıverdin, ilk kez sesini duyduk, şok olduk! O ne ses! Hastanedeyiz. Sen bas bas bağırıyorsun, ben yanında yatıyorum, sana bakıyorum, ne yapacağımı bilemiyorum. Yanımdaki yatakta yatan en az benim kadar acemi anneye "ağlıyor, napıcam?" diyorum, o da "bilmem, acaba kucağına alsan susar mı?" diyor. Hiç aklıma gelmemiş seni kucağıma almak yahu!? Öyle izliyormuşum seni gözümü gözünden ayırmadan, yattığın yerden kımıldatmadan. Kucağıma alıyorum, hakikaten susuyorsun! Senin annen bir salaktı yavrum, daha ilk dakikadan hem de...

Paylaş:  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyete Sözler sayfamızı sizler için hazırladık.
Güzel Sözler, Anlamlı Sözler, Aşk Sözleri, Dini Sözler, Özlü Sözler ve Ünlü Sözleri şeklinde derlenmiştir.
Bazı sözler de hatalarımız var ise affola ve sizlerde bu hataları görürseniz lütfen bilgi vermekten çekinmeyiniz.

Güzel Sözler Mesajlar

Makaleler

En Güzel Mesajlar

Aşk Sözleri