Türkiye Cumhuriyeti Tarihi: Nüfus Mübadelesi



Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun ardından belli başlı sorunlar ülkenin uluslararası politikalarını meşgul etmiştir. Bunlardan birisi de Lozan Görüşmeleri devam ederken 30 Ocak 1923'te başlayan Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi'dir. Yapılan görüşmeler sonucunda Türk ve Rum Nüfus Mübadelesine İlişkin Protokol ve Sözleşme adını alan anlaşma metni imzalanmıştır. 19 maddeden oluşan bu metnin önemli kısımları şunlardır:

1. Madde: Türkiye topraklarında yerleşmiş Rum, Ortadoks dininden Türk uyruklular ile Yunan topraklarına yerleşmiş Müslüman Yunan uyruklular, 1 Mayıs 1923 tarihinden başlayarak zorunlu mübadeleye girişilecektir. Her iki hükumet izni olmadan diğer devlete geçiş olmayacaktır.

2. Madde: Yukarıda belirtilen mübadelede bazı yerleşikler (etabli),
a. İstanbul'da oturan Rumlar'ı,
b. Batı Trakya'da oturan Türkler'i kapsamayacaktır.

1912 yılında İstanbul'un sınırlarını belirleyen bir anlaşma esas alınarak 30 Ekim 1918 tarihinden önce bu bölgelere yerleşmiş kabul edilecek ve mübadele ettirilmeyecektir. Meriç Nehri'nin batısında kalan topraklarda da Türkler yerleşik sayılacak ve mübadeleye tabi tutulmayacaktır.

11. Madde'de karma bir komisyon kurulup bu mübadele işlerinin gerçekleştirilmesi sağlanacaktır. Karma komisyon, Milletler Cemiyeti'nce belirlenecek ve I. Dünya Savaşı'na katılmamış ülkelerden olacaktır. Bu ülkeler İsveç, Danimarka ve İspanya'dır.

İstanbul'da oturan Rumlar'ın durumları Türk anayasası ile belirlenmek istenmiş, fakat bu duruma Yunan tarafı tepkide bulunmuştur. Konuya karma komisyon da çözüm bulamamış ve La Hay Adalet Divanı'na taşınmıştır. Ancak orada da çözüm sağlanamadı.

1925 yılına kadar Türkiye'ye gelenlerin sayısı 362.000'e ulaşmıştır. 12 milyonluk nüfusa ek gelen bu miktar, ülke ekonomisini zayıflatmıştır. Bu kişilerin yerleşme sorununu çözmek için İskan Genel Müdürlüğü kuruldu. Üretken hale gelmeleri amacıyla da çeşitli tarımsal araçlar, ilaç, tohum, gübre, hayvanlar verildi.

Yunan tarafında da durum daha kötü haldedir. Mübadele eden Türkler'in taşınmaz mallarına el konulup Rumlar'a verilmeye başlandığında tekrar sorun ortaya çıktı. Türkiye'de Rumlar'ın taşınır taşınmaz mallarına el koydu.

1 Aralık 1926 tarihinde imzalanan Atina Anlaşması ile de bu sorunlara çözüm sağlanamadı. Bu gerginlik ortamı iki devlete de zarar verdiği için Yunan tarafı yumuşamaya başladı ve Türkiye de buna olumlu yanıt verdi.

10 Haziran 1930 tarihinde Ankara'da yeni bir anlaşma imzalandı. Geldikleri yer ve zaman ne olursa olsun İstanbul'daki Rumlar'ın ve Batı Trakya'daki Türkler'in yerleşik kalmaları kararı alındı. Bu şekilde sorunlar çözüldü.

1930'lu yıllar Türk-Yunan dostluğunun başlangıcı sayılabilir. Yunan başbakanı Venizelos'un Türkiye ziyareti ve yapılan çeşitli işbirliği anlaşmaları iki ülke arası ilişkileri hayli geliştirmiştir. Yapılan anlaşmalar:

  1. Dostluk, Tarafsızlık, Uzlaşma ve Hakem Anlaşması
  2. Deniz Kuvvetlerinin Sınırlandırılmasına İlişkin Sözleşme
  3. İkamet, Ticaret ve Seyr-i Sefain (Deniz Trafiği)


Paylaş:  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyete Sözler sayfamızı sizler için hazırladık.
Güzel Sözler, Anlamlı Sözler, Aşk Sözleri, Dini Sözler, Özlü Sözler ve Ünlü Sözleri şeklinde derlenmiştir.
Bazı sözler de hatalarımız var ise affola ve sizlerde bu hataları görürseniz lütfen bilgi vermekten çekinmeyiniz.

Güzel Sözler Mesajlar

Makaleler

En Güzel Mesajlar

Aşk Sözleri