Üç dilli çocuk yetiştirmek - 6



Bir önceki yazımda artısını ve eksisini anlattığım "OPOL Yöntemi"ni kullanarak, Maya'yı 3 dilli büyütüyoruz ve bu deneyimi sizlerle paylaşma nedenim, bizimki gibi 1'den hatta 2'den fazla dil konuşulan evlerde bu işlerin nasıl gittiği konusunda bir fikir vermek. Önceki yazıda da dediğim gibi, bu işin "tek doğru"su yok, her evin koşulları farklı ve size hangi yöntem mantıklı ve kullanılabilir geliyorsa, çocukta hangi yöntem(ler)in işe yaradığını gözlemliyorsanız o şekilde davranmalısınız.

Şimdi teorileri bir kenara bırakalım da biraz pratikte işler ne durumda ondan bahsedelim. Maya'yı en son 22 aylıkken bırakmıştık, o günlerde kelimeleri birbirine bağlamayı yeni yeni akıl eden Maya'yı gözlemlerken bana anlamsız bir "2 dil konuşabiliyorsa neden 3 dil konuşamasın?" hırsı gelmişti ve OPOL karşıtı ebeveynlerin forumlarına girdikçe "OPOL çok saçma bir yöntem! Evde sadece 2 ebeveyn var diye 2 dil konuşmak kadar saçma bir yöntem olabilir mi Allahaşkına!? Evde kaç dil varsa çocuk da o kadar dile maruz bırakılmalı, neden bu zenginlikten çocuğu mahrum ediyorsunuz.. Yok çocuğun beyni yorulur, yok aklı karışır, yok gelişimi engellenir, bunlar hep 1960'lardan kalma hurafeler!" demiş ve üstüne de 11 dilli Afrika kabilelerinin ne kadar doğal olduğunu anlatan şu makaleyi okuyunca tam bir Türk şevki ile OPOL'ü bırakıp bu işe girişmiştim.

Fakat bu lobinin içine girdikçe, teoriden pratiğe geçtikçe, çocukları 3-4 dil konuşuyor diye övünen anababaların bir hayal bulutunda olduğunu fark ettim. Gerçekte olansa şuydu; çocuklar 3-4 dili anlıyordu evet (çünkü iletişimin %70'i beden dilidir ve çocuklar beden dili uzmanıdır) fakat iş konuşmaya gelince bu çocuklar ya bazı dilleri reddediyor ana baba ile dahi konuşmak istemiyor (selective mutism), ya kekelemelik sorunları yaşıyor ya da tüm dilleri birbirine ekleyip çorba gibi konuşuyor, aile dışında kimseye dertlerini anlatamıyor, hırçınlaşıyor ya da akran zorbalığı nedeniyle içlerine kapanıyordu. Yani 3-4 dile oynarken aslında gerçekten layıkıyla konuşulabilen 1 dahi değil, sıfır dille kalan ebeveynlerin sayısı hiç de az değildi. Bunu sorguladığımda da aldığım cevap "ama şu an konuşamasa bile ilerde 4-5 dili diğerlerinden daha rahat öğrenir, unutsa bile hatırlar" bana mantıklı gelmiyordu çünkü baştan zorlanan bir çocuk, dil öğrenmeye regresyon geliştirebilir, bilinçaltıyla reddedebilir ve ilerde de "benim dile yeteneğim yok, ben başaramıyorum" psikolojisi yaşayabilir.

Kafamda bu sorunları çözemediğim için, üstüne de dil yeteneği çok fazla olmayan Maya'nın 3 dilin taarruzuyla zorlandığını hissettiğim için, 24 aylıkken İngilizce-Almanca OPOL'e geri döndüm ve Türkçe'yi Türkiye tatilleri, skype, Türkçe konuşulan ortamlar ve şarkılar dışında, ancak ilk iki dili tamamen oturduktan sonra öğretmeye karar verdim. Ve ta taaaa; inanılmaz bir şekilde Maya birden konuşmaya başladı!

Konuşuyor dediysem, yanlış anlamayın. İki dili ayırıyor ve birbirine karıştırmıyor, hangi ortamda hangi dilin konuşulacağını biliyor (süper) ama hala cümleleri bağlaçsız, eksiz "baba gel koltuk" ya da "anne banyo gitti, yıkandı mis koktu, anne mis kokunca mutlu güldü!" gibi 3-5 kelimeli, birbiriyle birleşen ama bağlaçları olmayan cümleler. Ha derdini anlıyor muyuz, evet. Bize ve kendi sosyal çevresine kendi dilini kabul ettirdi, şu an Mayaca anlatamadığı bir durum yok. Sorarsanız o gün kreşte ya da dışarda olanları anlatıyor, adını soyadını yaşını falan söylüyor, ezbere değil bilerek sayıları sayıyor (burada 5 elma var 3 tanesi sarı 2 tanesi kırmızı gibi), evet hayırla cevaplanacak türde soruların tamamını anlıyor ve doğru cevaplıyor, açık uçlu soruları ise bahsettiğim 3-5 kelimelik bağlaçsız cümlelerle cevaplıyor (saat kaç? dediğinizde illa ki "8.30" diyor mesela :D 8.30 kreşe gitme ve yatma saati olduğundan mıdır nedir, onun için çok önemli!) ve dahası size soru soruyor, özellikle "neden?" sorusu en favori sorusu ve olayı kesinlikle en ince ayrıntısına dek anlayana dek neden?leri bitmiyor. Anlayınca "hmmm ok" diyor ve ilerde sorduğunuzda size "çünkü" diyerek anlatıyor. Ayrıca lütfen, teşekkürler, afedersiniz gibi kelimeleri yerinde ve isteyerek kullanıyor. Yani kısacası bence 2,5 yaş için gayet normal ama biraz egzantrik bir dil gelişimi var. Konuştuğu dillere ayırdığı zaman özellikle kreşten bu yana eşit gibi, gün içinde %50 İngilizce, %47 Almanca ve %3 Türkçe konuşuyor. Her iki anadile eşit zaman ayırmaya başladığından beri diller eşit düzeye geldi, tercümanlığa falan başladı yani :)

Geldiğimiz noktadan mutluyum ve bundan sonra inşallah daha da gelişerek sorunsuz devam edecek bu çok dilliliği.. Beni rahatsız eden tek durum, geçen ay kreşte yaşanan bir durum. Malum kreşte tamamen Almanca konuşuluyor, çiftdilli kreş ve okulu tercih etmedik çünkü Alman eğitim sistemi gayet iyi ve biz de özel okul düşünmüyoruz. Kreşte bir tek Maya İngilizce konuşuyor (öğretmenler anlıyor ama Almanca cevaplıyorlar) ve ilk ay biraz bocaladı. İkinci ay hemen Almanca'ya geçti ama o dönemde bazı çocuklar sanırım biraz dalga geçmişler (evet bu donsuzlar 2-3 yaşlarındalar ve birbirleriyle dalga geçiyorlar!) ve bir gün eve geldiğinde bana bildiği bir şeyin ismini sordu, söyledim, "hayır baba ne diyor?" dedi (eşim sadece Almanca konuştuğu için Almancasını bu şekilde soruyor), söyledim. "Maya ne diyor?" dedi.. "Maya hem güneş, hem sun, hem die sonne diyor" dedim. "Neden?" dedi, çünkü Maya hem Türkçe hem İngilizce hem de Almanca konuşuyor" dedim. Yüzünü astı ve "Hayır, Maya komisch konuşuyor" dedi. Komisch Almanca acaip/komik demek, anladım ki çocuklardan biri "Maya komik konuşuyor" demiş, bizimki de içerlemiş.. Hemen güldüm "aa eveeeet, Maya hem komisch hem türkçe hem ingilizce hem almanca tam 4 dil konuşuyor, oysa kreşteki çocuklar yazıııık sadece 1 dil konuşabiliyorlar, sadece Almanca konuşuyorlar" dedim. Aslında yazııık dememek lazım biliyorum ama o an içimden Maya'nın biraz pohpohlanmaya ihtiyacı var gibi geldi. Öyle diyince yüzü düzeldi hemen güldü "nedeeen?" dedi, "Çünkü Maya çok şanslı, 3 dil biliyor ama kreşteki çocuklar sadece 1 dil biliyor, belki ilerde Maya onlara diğer dilleri de öğretir çünkü Maya çok akıllı bir kız" dedim ve acaip sevindi, konu da kapandı. Şimdi ara sıra "Maya 3 dil konuşuyor; Almanca, İngilizce ve Türkçe!" diye etrafa hava atıyor ve anladığım kadarıyla haftada 1 saat olan İngilizce dersinde diğer çocuklar dut yemiş bülbül gibi otururken bizim Maya mutluluktan şakıyormuş!

Yani 2,5 yaşında geldiğimiz nokta budur. Çocuklar gerçekten çok kendilerine özgü yaratıklar, aynı ebeveynden çıkma, aynı evde büyüyen iki kardeşin bile dil gelişimi çok farklı oluyor. Başkasının çocuğuyla hatta kendi kardeşiyle dahi karşılaştırmamak lazım. Maya benim gözlemlediğim kadarıyla dil becerisine sahip bir çocuk değil. Daha "gözlemci ve teknik" bir çocuk ama dil ve konuşmaya pek ilgisi de yeteneği de yok. O nedenle ağzından çıkan herşey bana "süper" geliyor. Etrafımdaki çok dilli çocuklara bakıyorum, Maya gibi 3-5 kelimeli bağlaçsız cümleleri kuranlar çoğunlukta (yani Maya ortalama bir noktada) ama tabii ki 2 dili de karman çorman da olsa güzel konuşanlar da var (iki dili layıkıyla ayırarak konuşmak 4 yaşından önce başlamıyor genellikle) daha tek tek kelimeler söyleyenler de var. Hatta tek dilli olup hala taş çatlasa 10 kelime konuşanlar da var ki bunlar da son derece normal. Uzmanlara göre 3 yaş öncesi konuşma gecikmeleri "sorun" kabul edilmiyor, kimi çocuk geç konuşuyor sonra susturamıyorsunuz sevgili anneler :) Fazla takılmayın derim..

2-3 dilli büyüyen çocukların bu yaşlarda en sık karşılaştıkları sorun kekemelik. Kekemelik her iki dilde ya da tek bir dilde görülebiliyor ve tamamen beynin nörolojik gelişimiyle ilişkili doğal bir süreç. Genellikle 6 ay sürüyor ve kendiliğinden kayboluyor. Anne babaların kesinlikle endişelenmemesi, özellikle çocuğa hissettirecek şekilde kafalarını bu konuya takmaması, çocuğu düz konuşmak için zorlamaması, acele ettirmemesi, yavaş ve tane tane konuşmasını sabırla beklemesi, bol bol şarkı söyleme ve söyletmesi öneriliyor. Tabii kekemeliğin nasıl başladığı da önemli çünkü normal gelişim dışında bir korku ya da travma ile başlayan kekemelikler pek dil ile ilişkili olmayabilir ve uzun süreli ya da günlük yaşamı etkileyecek şekildeyse mutlaka konuşma terapistine başvurulmalı.

Son bir not, bu sıra çok fazla email ile soru aldığım için ve bloglarda "benim çocuğum orjinal dilde çizgi film izleyerek, şarkı söyleyerek bile İngilizce'yi anlıyor" iddiasında olan anneler için değinmek istedim. Anlamak ile dili konuşabilmek arasında çok ciddi bir fark vardır, çocuğunuz tabii ki ara sıra duyduğu kelimeleri tanır, bazılarına tepki verir, dilin %70'inin beden dili olduğunu ve çocukların bu alanda uzman olduklarını unutmayın! Fakat dili "konuşabilmek", iletişim aracı olarak kullanabilmek çok farklı bir şeydir. Çocuğunuzu 2 dilli yetiştirmek istiyorsanız lütfen bunu iyice araştırmadan, kafanıza göre tekniklerle yapmayın. Kendi anadiliniz değilse, devamlı konuşabileceğiniz, dışarda ve evde sürdürebileceğiniz bir durum değilse, belirgin bir aksanınız varsa ya da çok ince terimleri bilmediğiniz bir dilse (mesela İngilizce için şuraya tıklayıp seviyenizi 2 dakikada anlayabilirsiniz) lütfen bu işe kalkışmayın. İki dilli büyümek bir avantaj fakat bunu bebeklik döneminde değil çocuğun kendi dilini iyice öğrendikten sonra, bu alanda uzman bir öğretmen eşliğinde ikinci dil olarak öğrenmesi taraftarıyım. Yoksa çocuğa yarardan çok zarar verebilirsiniz. Bırakın şu an ordan burdan duyduğu İngilizce şarkılarla yetinsin, kulak alışkanlığı edinsin, dili "öğretmeye" kalkmadığınızda duyulan o doğal merak sönmesin, daha çooook zamanı var.

Çift dil / üç dil konusundaki diğer yazılarım için buraya tıklayabilirsiniz.
Geç konuşan çocukları konuşmaya heveslendirmek için şurada güzel bir yazı var.
Sonradan 3. dilin kazanımı için de şurada güzel bir yazı var.


Paylaş:  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Sosyete Sözler sayfamızı sizler için hazırladık.
Güzel Sözler, Anlamlı Sözler, Aşk Sözleri, Dini Sözler, Özlü Sözler ve Ünlü Sözleri şeklinde derlenmiştir.
Bazı sözler de hatalarımız var ise affola ve sizlerde bu hataları görürseniz lütfen bilgi vermekten çekinmeyiniz.

Güzel Sözler Mesajlar

Makaleler

En Güzel Mesajlar

Aşk Sözleri